hanifler.com Kuran odaklı dindarlık  

Go Back   hanifler.com Kuran odaklı dindarlık > GELENEK DİNİ > Mezhepler ve Tarikatlar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 7. January 2011, 06:49 AM   #1
Anonymous
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 176
Tesekkür: 627
164 Mesajina 386 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
Anonymous has much to be proud ofAnonymous has much to be proud ofAnonymous has much to be proud ofAnonymous has much to be proud ofAnonymous has much to be proud ofAnonymous has much to be proud ofAnonymous has much to be proud ofAnonymous has much to be proud of
Standart

Selam sevgili kardeşim.

Bu "aracı" ve "vesile" meselesi aslında çok basit bir mesele. Fakat bu basit meseleyi size anlatmayı beceremiyoruz o da bizim anlatım eksikliğimiz olsa gerek. Verdiğiniz benzetmelerin konu ile alakasız olmasından dolayı pek vakıf olmadığınızı düşünüyorum.

Ben vesile ve aracı meselesini anlatmayı son bir kez denemek istedim.

Öncelikle Allah'a yaklaşma meselesi otobüse binip İstanbuldan Kars'a gitme meselesine benzemez. Benzetme yapılacak bir durum da yok doğrudan Kuran'a bakalım.

Kuran'da Allah kendisine ulaşmanın yolunu TAKVA olarak gösteriyor.

Yani
Allaha yakın olan kişi = Takvalı kişi.

Bu Kuran'da bu şekilde benim gördüğüm kadarıyla.

Peki nasıl takva sahibi oluruz? EŞİTTİR nasıl Allaha yakın oluruz?

Allah Takva sahibi olmamız için gereken AMELLERİ Kuran'da sıralamış.

A ameli, B ameli, C ameli D ameli gibi bir sürü amel var ama bunların arasında "TAKVALI BİRİNE YAKIN OLMAK VEYA ONU ARACI KILMAK, RABITA Vb." gibi bir amel yok. Herkesin takvası kendine.

Özeti şu şekilde. Allaha yakın olmak istiyorsanız Kuran'da yazmakta olan takva amellerini yapmalısınız. Örneğin bir fakire yardım edersiniz, bu AMEL Allaha yaklaşmanıza bir vesile olur. Aracı olabilecek tek şey hep Kuran'da yazan TAKVA AMELLERİ'dir. Amel=Hayra ve barışa yönelik işlerdir. Boş işler değil.

Tabi bunlar benim anladığım. En doğrusunu Allah bilir.

Sevgili ebu Maruf kardeşim.
Sen peygamberimizin sünnetine bağlı birisine benziyorsun. Peygamberimizin tebliğini biraz araştırmanı öneriyorum. Peygamberimiz çevresindeki insanları "KENDİSİNİ RABITA ETMELERİNE" mi yönlendirmiş yoksa doğrudan Allah'a mı?

Boşuna hariçten kaynak aramayın.
Peygamberin o zamanki insanları neye yönlendirdiğini görebilmeniz için size en sağlam kaynağı söyleyeyim:
Kuran'ı açın ve "DE Kİ" ile başlayan tüm cümleleri tek tek okuyun. Zira onlar peygamberimizin Allahın emri ile insanlara ilettikleridir. Bu ayetlerde hiç sizin dediğiniz gibi yönlendirmeler yoktur, tüm yönlendirmeler Allah'adır.

O ayetlerden birisi:

Eğer kullarım sana Benim hakkımda sorular sorarsa -(bilsinler ki) Ben çok yakınım; dua edenin yakarışlarına her zaman karşılık veririm; öyleyse onlar da Bana karşılık versinler ve Bana inansınlar ki doğru yolu bulabilsinler.(Bakara 186)

Allah hepimizi doğru yoluna iletsin.
Anonymous isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Anonymous Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
Miralay (7. January 2011), snobyx (7. January 2011)
Alt 7. January 2011, 07:58 AM   #2
ebu Maruf
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 111
Tesekkür: 18
39 Mesajina 55 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
ebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud of
Standart

Alıntı:
Anonymous Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Selam sevgili kardeşim.
ALLAHIn Selamı Rahmeti ve Bereketi senin üzerine olsun Değerli Kardeşim
Bu "aracı" ve "vesile" meselesi aslında çok basit bir mesele. Fakat bu basit meseleyi size anlatmayı beceremiyoruz o da bizim anlatım eksikliğimiz olsa gerek. Verdiğiniz benzetmelerin konu ile alakasız olmasından dolayı pek vakıf olmadığınızı düşünüyorum.

Ben vesile ve aracı meselesini anlatmayı son bir kez denemek istedim.

Öncelikle Allah'a yaklaşma meselesi otobüse binip İstanbuldan Kars'a gitme meselesine benzemez. Benzetme yapılacak bir durum da yok doğrudan Kuran'a bakalım.
Dostum benim için aracı kelimesinin anlamını şu linkte izah etmeye çalıştım.
Ordaki sözlerimin sizinle hiç bir alakası yoktur.Bu mesajınızı okumadan önce başka bir kardeşe nisbet yazmıştım
http://www.hanifler.com/showthread.php?t=2123

Kuran'da Allah kendisine ulaşmanın yolunu TAKVA olarak gösteriyor.
Dostum takva halis niyet yani salıih ameldir.Yani amelleri ALLAH için yapmaktır.Burda yapılan iş değil hangi niyetle yapıldığı önemlidir.Ameller önemli olsaydı.ALLAH c.c Beni israile emrettiği şeylerin birebir aynısını nasaralara onlara emrettiğinin aynısınıda müslümanlara emrederdi.
YAni ALLAH indinde ne benim kıldığım namazın nede senin tuttuğun orucun fiiliyet olarak bir önemi yoktur.Namazı ALLAH için Ayakta kılmak yerine oturarak kılsan .Öbürü bütün her şeyiyle bedenen namazın bütün fiillerini yerine getirse amacı ALLAH değilde çıkar olsa.Yarım olarak yapılan salih amel makbul olur.Yani Sen aracıyı sadece aracı olarak görsen sorun yoktur.Halbuki aracıdan bir güç beklersen o zaman sorun vardır.İşte takva budur.Salih niyet salih amel.
Salih ameller ve salih niyetler içine mümin kardeşini ALLAHın dostlarını sevmekde girer.
Rûm 21
Kaynaşmanız için size kendi (cinsi)nizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peyda etmesi de O'nun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır.

Yani
Allaha yakın olan kişi = Takvalı kişi.

Bu Kuran'da bu şekilde benim gördüğüm kadarıyla.

Peki nasıl takva sahibi oluruz? EŞİTTİR nasıl Allaha yakın oluruz?

Allah Takva sahibi olmamız için gereken AMELLERİ Kuran'da sıralamış.

A ameli, B ameli, C ameli D ameli gibi bir sürü amel var ama bunların arasında "TAKVALI BİRİNE YAKIN OLMAK VEYA ONU ARACI KILMAK, RABITA Vb." gibi bir amel yok. Herkesin takvası kendine.

Özeti şu şekilde. Allaha yakın olmak istiyorsanız Kuran'da yazmakta olan takva amellerini yapmalısınız. Örneğin bir fakire yardım edersiniz, bu AMEL Allaha yaklaşmanıza bir vesile olur. Aracı olabilecek tek şey hep Kuran'da yazan TAKVA AMELLERİ'dir. Amel=Hayra ve barışa yönelik işlerdir. Boş işler değil.

Tabi bunlar benim anladığım. En doğrusunu Allah bilir.

Sevgili ebu Maruf kardeşim.
Sen peygamberimizin sünnetine bağlı birisine benziyorsun. Peygamberimizin tebliğini biraz araştırmanı öneriyorum. Peygamberimiz çevresindeki insanları "KENDİSİNİ RABITA ETMELERİNE" mi yönlendirmiş yoksa doğrudan Allah'a mı?
Dostum bununla ilgili hadis rivayetleri var.Tabiki isteyene verebilirim.Lakin burdaki çoğu kişi hadis rivayetlerini Kuranla çelişiyor diye kabul etmiyor.
Halbuki onların düşüncesine göre çelişiyor.Bende bakıyorum ayetlere insanın düşünülmesi yada sevilmesi yada hayal edilmesinin men edildiği yada şirk olarak kabulş edildiği bir ayet göremiyorum.Bu sebebden dolayı hadis kısmına hiç girmiyorum.

Boşuna hariçten kaynak aramayın.
Peygamberin o zamanki insanları neye yönlendirdiğini görebilmeniz için size en sağlam kaynağı söyleyeyim:
Kuran'ı açın ve "DE Kİ" ile başlayan tüm cümleleri tek tek okuyun. Zira onlar peygamberimizin Allahın emri ile insanlara ilettikleridir. Bu ayetlerde hiç sizin dediğiniz gibi yönlendirmeler yoktur, tüm yönlendirmeler Allah'adır.

O ayetlerden birisi:

Eğer kullarım sana Benim hakkımda sorular sorarsa -(bilsinler ki) Ben çok yakınım; dua edenin yakarışlarına her zaman karşılık veririm; öyleyse onlar da Bana karşılık versinler ve Bana inansınlar ki doğru yolu bulabilsinler.(Bakara 186)

Allah hepimizi doğru yoluna iletsin.
selametle
ebu Maruf isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 7. January 2011, 10:15 AM   #3
Anonymous
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 176
Tesekkür: 627
164 Mesajina 386 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
Anonymous has much to be proud ofAnonymous has much to be proud ofAnonymous has much to be proud ofAnonymous has much to be proud ofAnonymous has much to be proud ofAnonymous has much to be proud ofAnonymous has much to be proud ofAnonymous has much to be proud of
Standart

Alıntı:
ebu Maruf Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Yani Sen aracıyı sadece aracı olarak görsen sorun yoktur.Halbuki aracıdan bir güç beklersen o zaman sorun vardır.İşte takva budur.Salih niyet salih amel.
Salih ameller ve salih niyetler içine mümin kardeşini ALLAHın dostlarını sevmekde girer.
Rûm 21
Kaynaşmanız için size kendi (cinsi)nizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peyda etmesi de O'nun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır.

Sevgili kardeşim aracılık meselesinde
http://www.hanifler.com/showthread.php?p=7982#post7982
adresinde son sözümü söyledim. Anlatmak istediklerimi oradakinden daha açık anlatamam. İnşallah yanlış bir şey yazmamışımdır veya daha karmaşıklaştırmamışımdır.


Sevgi konusuna gelince:
Müslüman "Orta yol"u tutan insana denir. Müslüman her şeyin aşırısından uzak durur. Buna ibadet de dahildir sevgi de nefret de.
"Şeyh sevgisinin" ne kadar aşırı bir sevgi olduğunu ve insanları nerelere götürdüğünü buradaki bir çok insan biliyordur. O yüzden aşırı olmayan sevginin normalliğinden bahsetmemize gerek yok. Normalini bizler birbirimize karşı da duyuyoruz.

Selamlar.
Anonymous isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Anonymous Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
ebu Maruf (7. January 2011), Miralay (7. January 2011)
Alt 7. January 2011, 12:05 PM   #4
ebu Maruf
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 111
Tesekkür: 18
39 Mesajina 55 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 26
ebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud ofebu Maruf has much to be proud of
Standart

Alıntı:
Anonymous Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili kardeşim aracılık meselesinde
http://www.hanifler.com/showthread.php?p=7982#post7982
adresinde son sözümü söyledim. Anlatmak istediklerimi oradakinden daha açık anlatamam. İnşallah yanlış bir şey yazmamışımdır veya daha karmaşıklaştırmamışımdır.


Sevgi konusuna gelince:
Müslüman "Orta yol"u tutan insana denir. Müslüman her şeyin aşırısından uzak durur. Buna ibadet de dahildir sevgi de nefret de.
"Şeyh sevgisinin" ne kadar aşırı bir sevgi olduğunu ve insanları nerelere götürdüğünü buradaki bir çok insan biliyordur. O yüzden aşırı olmayan sevginin normalliğinden bahsetmemize gerek yok. Normalini bizler birbirimize karşı da duyuyoruz.
Sevgide aşırı gitmemek gereklidir.Aynen Nasaraların İsa a.s a olan sevgilerdinde o kadar aşırı gidip artık İsa. a.s Efendimizi kulluktan çıkarıp ilahlığa çıkardıkları misali.
Bu bahsettiğiniz çok önemli bir meseledir.Harfiyen katılıyorum.Ben sadece sevginin aşırılığı meselesine sınırı şu şekilde koyulması taraftarıyım.Zira bunun bir tartısı yoktur.Mahlukata duyulan sevginin mantığı aklı geçmemesi gerektiği taraftarıyım.Bu şeyhde olsa hatta peygamberde olsa.Mantığı geçince artık yahudilerin üzeyr a.s Efendimize yada nasaraların İsa a.s Efendimize olan duygularına benzr ALLAH Muhafaza.

Selamlar.
Dostum vermiş olduğun linke görüşlerimi belirttim.
Paylaştığın bilgiler için teşekkür ederim.

saygılarımla

Konu ebu Maruf tarafından (7. January 2011 Saat 12:12 PM ) değiştirilmiştir.
ebu Maruf isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
ebu Maruf Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
Anonymous (7. January 2011), snobyx (7. January 2011)
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
demektir, himmeti, şeyhlerin


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:00 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Hanifler - Kuran odaklı gerçek din islam