hanifler.com Kuran odaklı dindarlık  

Go Back   hanifler.com Kuran odaklı dindarlık > HADİS ve SÜNNET > Kuran Işığında Sünnet

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 18. August 2012, 11:08 PM   #1
aorskaya
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 933
Tesekkür: 110
267 Mesajina 413 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 12
aorskaya will become famous soon enoughaorskaya will become famous soon enough
Standart Peygamberin istismar edilmesine dikkat!

Selamun aleyküm,

Sevgili kardeşlerim,

Bildiğimiz üzere; rabbimiz insanlığın başından beri, insanlar için tek bir din olarak islamı belirlemiş ve onu zaman içinde parça parça, elçileri aracılığıyla vahiy kaynaklı olarak, ayet olarak insanlara ulaştırmıştır.

İşte bu şekilde devam eden dinin inişi; son peygamber olan Muhammed peygamberimizle ve yine son kitap olan kuranı kerimle tamamlanmış olup, artık ne başka peygamber gelecektir, nede başka kitap gelecektir.


Rabbimiz, Son peygamber olmasına rağmen, Muhammed peygamberimizi vefat ettirmiştir. Ama kuranı; son kitap olarak, insanlara kıyamete kadar bilgi vermek üzere korumaktadır. Ayrıca, yine peygamber hadislerini de koruma altına almamıştır.

Rabbimizin böyle yapması; Peygamberimizin vefatından sonra, bütün insanlara sadece kuranın rehberlik etmesini istediğini” gösterir, kanıtlar.


Kaldı ki, zaten peygamber efendimizde, kendi hevasından bir şeyi tebliğ etmemiş, söylememiştir. Peygamberimiz her yerde ve zamanda din için kurandan (vahiy/ayetler) konuşmuştur.

Ancak, Müslümanları, Rabbimizin dosdoğru yolu üzerinden çevirmek için izin alan şeytan, çoğu kimseyi bu yoldan çevirme becerisini göstermiştir. Aslında daha doğrusu, çoğu insan aklını kullanamayıp, şeytanın çok basit hilelerine, tuzaklarına düşmüştür. Sonrada o tuzaklara ve hilelere yine akılsız bir şekilde zevk alarak katlanmaktadır.

Ancak, uyuşturucunun verdiği zevk sona erdiğinde çekilen acılara nasıl katlanılamıyorsa, hesap günü gelip şeytanın sundukları yok olunca insanlarda cehennem azabına katlanamayacaklardır. Yanan derileri bu nedenle hep yenilenerek tekrar azaba atılacaklardır. Bu sonsuz şekilde böyle sürüp gidecektir.

İşte, bizim aklını kullanamayan kardeşlerimize şeytan; önce kuranı terk etmeleri yönünde çeşitli telkin ve vesveselerde bulunur. Kurandan uzaklaştıramıyorsa yanlış anlamaları sağlayarak, onu önemsiz hale getirmek üzere, çeşitli vesveseler de bulunur. Buna rağmen kurandan uzaklaştıramıyorsa artık başka tekniklere başvurur.

Şeytan bu defa bu işi kendisi değil dostlarına yaptıracaktır. Biz Müslümanlar içinde, Şeytandan daha ziyade dostları tehlikelidir.

Şeytan, kuranı terk ettirmek için diğer girişimleri başarısız olduğunda, “insana sağdan yaklaşması demek olan”, dine; dinden gibi görünen yanlışlar sokarak, ona göre yaşamayı sağlamaya çalışır.

İşte bunu da, koruma altına alınmayan hadisler alanında çok iyi kullanır. Şeytan dostları vasıtasıyla önce, yalan, yanlış, saçma, sapık sözleri hadis adı altında yaymak üzere, kendilerine Müslüman alimleri diyen zalimleri dünya menfaatleri karşılığında satın alırlar.


Dini az paraya satan bu zalimler için bundan sonrasının önemi rivayetleri hadis diye ne kadar çok kesime yaşatabildikleri becerisiyle ortaya çıkar. Ona göre dünya menfaatleri artar.

Bunun için, çeşitli kurum ve okullarda teşkilatlanmalar yaparak, kendilerine bağlı olan diğer alt kademelerce Müslümanlara yaymaya, dikta etmeye çalışırlar.

Bu defa Müslüman denen (z)alimler, saçma sapık rivayetleri hadis olarak uygulanmasını KESİN temin için, HADİSLERİN KURANI NESH EDECEĞİNİ, YANİ ONDAKİ HÜKÜMLERİ YA TESİRSİZ KILACAĞINI YADA KENDİNDEKİYLE DEĞİŞTİRECEĞİNİ” kabul ettirirler.

Bundan önce de zaten, kuranı normal kimselerin anlayamayacağını ve aslında gerekte olmadığını söyleyerek, alimlerin kuranı anlatacağını ve insanlarında anlattıklarına göre yaşaması halinde dini mükemmel yaşayacağını iddia ederek kabul ettirdiklerinden, kuranla ilişiğini koparan kimseler, rivayetlerle ilgili her kabule açık hale gelirler.

Bundan sonra, zalimlere inanıp, yine onlardan daha zalim olanların saçma, sapık rivayetlerini din diye yaşamak çok zor değildir.

Bundan böyle, Müslüman denen kimselerin çoğunda kuran merkezli yaşam değil, kıranla ilgisi olmayan, hatta ona tam olarak zıt şeyler din olarak yaşanmaktadır.

Bazı, cahil kimselerin de, kuranın önemini kavramadıkları için rivayetler dini yaşamayı savunmaları, onu reddetmenin peygamberi reddetmek olduğunu düşünmeleri, atalar dini yaşamayı iyice pekiştirmektedir.

Bu atalar dinini yaşamanın yanlış olduğunu gösteren, kuranın merkeze alınarak, kurana göre yaşanması gerektiğini savunanlar ise, yine bu rivayetlere sarılanlarca, dinsiz, peygamberi reddeden kimseler olarak görülüp, onlardan uzaklaşmaya çalışılmakta, hatta savaşma ortamına geçme düşüncesi baskın gelmektedir.

HALBUKİ, BU ZAVALLILAR, ŞEYTAN DOSTLARININ PEYGAMBERİ İSTİSMAR EDEN BU TUZAĞINI GÖREMEYİP, İYİCE TUZAĞA DÜŞEREK, DİNİN KURAN ÜZERİNDEN DOĞRU YAŞANMASINDAN KENDİLERİNİ MAHRUM ETTİKLERİ GİBİ, İKAZ EDENLERİ DE DÜŞMAN GÖRDÜKLERİNİN İNŞALLAH FARKINA EN KISA ZAMANDA VARMALIDIRLAR.

Yoksa, hesap gününde, bizzat savunuculuğunu yaptıklarını sandıkları peygamber tarafından; “rabbim ümmetim kuranı terk etti” diyerek şikayet edildiklerinde gerçekleri göreceklerdir.

Ama, onlar gerçekleri gördüklerinde, başka bir gerçeğide daha görmekten öteye yaşayacaklardır.

EBEDİ CEHENNEM…

Ahireti tam olarak bilen ve tam olarak iman eden eden için ne kadar korkunç değilmi!

Saygılarımla…
aorskaya
aorskaya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 8. November 2012, 07:51 AM   #2
aorskaya
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 933
Tesekkür: 110
267 Mesajina 413 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 12
aorskaya will become famous soon enoughaorskaya will become famous soon enough
Standart

Alıntı:
sevginur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Fesubhânallâh! Ben Beşer Peygamberden Başka Bir Şey miyim?” (İsra, 17/93)

Benimkisi yalnız Allah’tan olanı, onun gön*derdiklerini tebliğdir o kadar.” (Cinn, 72/21–23)
Güüzel ahlakıyla, örnek olmasıyla , müminlere olan merhamet duygusuyla, adaletiyle, şefkatiyle… bir insan olarak yine herkesten, hepimizden üstündür. . onu beşer üstü bir varlık gibi görmek ve göstermek, sebebi ne olursa olsun ilk başta peygamberimize yapılan haksızlıktır, onun örnekliğini yok etmektir. her Müslüman bütün davranışlarında olması gerektiği gibi bu konuda da dengeli ve dikkatli olmalı, resulullah’ı Allah’ın tanıttığı şekilde tanımalı
Allah razı olsun kardeşlerim.....
Bir tarafta resulü yüceltmek adına, peygamberler arasında ayrım yapmadan iman edilmesi gerektiğini bilmeyen ve kendine müslüman diyenler tarafından son peygamberimize mucizeler icat edenler vardır.

Diğer tarafta ise, peygamberi sadece bir postacı olarak, ayetleri getirip tebliğ eden, ama şimdi önemi olmayan biri olarak gören kimseler vardır.

Bunlar, kurana göre, Allah ve peygambere iman etmeyenlerin mümin olamayacağını dahi idrak edemeyen, şeytan dostlarının tesirinde kalan cahillerle, akıllarını kendilerine rab ilan eden kimseler olarak hesap gününü beklesinler bakalım...

Hesap gününde, kendilerine yardım edecek kimseyi göremediklerinde, dilekleri de kabul edilmediğinde, ateşi nasıl hissedeceklerini düşünebilseler, bunlardan vazgeçebilseler keşke... Ama zor...

selamlar,
aorskaya
aorskaya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 8. November 2012, 07:57 AM   #3
aorskaya
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 933
Tesekkür: 110
267 Mesajina 413 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 12
aorskaya will become famous soon enoughaorskaya will become famous soon enough
Standart

Alıntı:
seckin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Putperestlere mucize göstermelisin. hadi oradan sana, hadislere göre mucizeye iman şart

Mucize imanın şartlarından biridir.
Mucize diye isimlendirdiğimiz ve kuranda geçen kıssalara imanımı şart görüyorsun, yoksa diğer peygamberlerin kıssalarındaki mucizelerden (görünüşte daha aşağıda tutmamak için aslında ise peygamberler arasında ayrım yapılmaması emrine uyulmamasını sağlamak için şeytan dostlarının uydurmalarıdır) daha az mucize olmadığını göstermek için yapay mucizeler olan rivayetlerdeki mucizeleremi iman şarttır?

Rivayetlerdeki mucizeler gerçek olsaydı, kuranda geçmezmiydi acaba diye düşünerek cevaplamanızı rica edelim.

selam,
aorskaya
aorskaya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 8. November 2012, 07:58 AM   #4
aorskaya
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 933
Tesekkür: 110
267 Mesajina 413 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 12
aorskaya will become famous soon enoughaorskaya will become famous soon enough
Standart

Alıntı:
pramid Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu din Muhammedin değil, Rabbimizin dini. Muhammed postacı olsa ne yazar. Ne değişir. Onunla ilgili örneklikler rabbimizin kitabında mevcut.

Erbablarmızı terk edelim.

Sen, akıllıca dinden yazabilirken, birisinin tartışma yaratmasından heyecanlanıp, sataşma rüzgarlarına kendini kaptırmış gidiyorsun.

Şu anda peygamber arayanmı var, peygamber olmazsa din yaşanmaz diyenmi var, rivayetler olmazsa din olmaz diyenmi var da sen, "peygamberle ilgili örnekler kuranda mevcut diye gerekçe sunarak, "muhammed postacı olsa ne olur, olmasa ne olur, geldi gitti işte" diye basite indirgeyebiliyorsun.

Yoksa, senin peygamberden yana sıkıntınmı var, arap olmasını falan hazmedemiyormusun?

Burada, defalarca yazdım, inşallah son defa yazayımda, sataşmak için yorduğun kafanın bir kısmını da bunu anlamak için yor ve anlamaya çalış.

Din=islam=kuran

Dinin tek kaynağı tartışmasız kuran...

Kuran rabbimizin kelamı olup onda insanları ilgilendiren her konu yeterince vardır ve her akıllının okuyup anlayacağı kolaylıktadır..
.

Kuşkusuz rabbimiz dileseydi, peygamber yerine her birimize ayrı kitaplar gönderebilirdi, veya tek kitabı her birimizin okumasını sağlayabilirdi. Ama, dilememiştir, elçiyle tebliğ etmeyi istemiştir. Bunu neden böyle yaptığını o söylememiştir, söylemediği içinde bilemeyiz. Aslında bu bilgi bizi ilgilendirmezde. Biz, bize iletilmek üzere kime indirildiğini bilmeli, o kimsenin görevini en iyi şekilde yaptığını bilmeli, o kimsenin bize kendi canımızdan ileri olduğunu kabul edebilmeliyiz.

Şimdi bu durumda bu kimse, yani peygamber bizim tarafımızdan böyle algılanıp, saygı görmesi gerekirken, şu olsa ne olur, bu olsa ne olur, sonuçta şu an ona ihtiyaç yok diyerek, sadece kendi ihtiyaçlarını karşılayan şeyleri önemseyen materyalistler gibi davranmayalım.

Örneğin, Atatürk'e nasıl saygı gösteriliyorsa, ondan çok daha önemli konumda olan peygamber için hakettiği değer verilmelidir. Hoş, biz değer vermesekte o zaten rabbimiz katındaki saygın yerini almıştır, ihtiyacı yoktur,...

Peygamber bize canımızdan yakındır... Siz buna inanıp kabul edebiliyormusunuz onu söyleyin...

selamlar...
aorskaya
aorskaya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 8. November 2012, 08:01 AM   #5
aorskaya
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 933
Tesekkür: 110
267 Mesajina 413 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 12
aorskaya will become famous soon enoughaorskaya will become famous soon enough
Standart

Alıntı:
pramid Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Alıntı:
peygamber için hakettiği değer verilmelidir.
Peygamberin verilmesi gereken değeri yaz bakalım.

Oğullaştıralım mı, Haşa Allaha sevgili mi yapalım.

Ona verilmesi gereken değer, risaletine salat/salvat destek olmaktır.

Ecrini/değerini Allah verir.

Zihniyet değişmeden asla, kitab ile temasa geçilemez. Ona sadece temizlenenler dokunur/mess eder/temasa geçer.


Yine polemikler yaratılmasın. Sadece aşağıdaki soru cevaplanırsa yeter.
Alıntı:
aorskaya Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


Peygamber bize canımızdan yakındır... Siz buna inanıp kabul edebiliyormusunuz onu söyleyin...

selamlar
aorskaya
aorskaya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 8. November 2012, 08:23 AM   #6
pramid
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Sep 2010
Mesajlar: 764
Tesekkür: 191
507 Mesajina 1.126 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 20
pramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud ofpramid has much to be proud of
Standart

Alıntı:
peygamber efendimizde
Efendi ALLAHdır.

Efendinin arapçasını biliyormusun?

RAB

Sen nebileri erbab ediniyorsun diyince kızıyorsun.

Genetiğine işlemiş rivayetler, halk ağzı....
pramid isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 8. November 2012, 03:50 PM   #7
aorskaya
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 933
Tesekkür: 110
267 Mesajina 413 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 12
aorskaya will become famous soon enoughaorskaya will become famous soon enough
Standart

Alıntı:
pramid Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Efendi ALLAHdır.

Efendinin arapçasını biliyormusun?

RAB

Sen nebileri erbab ediniyorsun diyince kızıyorsun.

Genetiğine işlemiş rivayetler, halk ağzı....
Şimdi, mal bulmuş yoksul gibi sevinmeden önce benim türk ve dilimin türkçe olduğunu, burada da yazılarımızda türkçe anlaşabilecek şekilde yazdığımı neden düşünmek istemiyorsun.

Pusuda bekleyenler gibi açık kollamışsın adeta ve yakaladığını sanınca da şap diye yüze vurmaya çalışmakta bütün hünerlerini sergilemektesin.

Ama, bütün bunları müslüman olan sen nasıl yapabiliyorsun, ben anlamakta zorlanıyorum.

Türkçe de, "efendi"; makamca üstte olanların hizmetlilerine seslenme biçiminde de kendini gösterir, erkeklerin nezaketini, terbiyesini ifade etmek içinde kullanılır.

Sen de aslında benim, nezaketen bunu kullandığımı çok iyi bildiğin halde, aklınca ayağıma dolaştırmaya çalışıp, arapça karşılığı anlamında, güye Allah kastıyla söylemişim gibi yerlere vurmaya çalışmaktasın.

Bak, bir cümlede, değişik anlamları olan kelimlerin asıl hangi anlamda kullanıldıkları cümleye bakınca hemen görülür. Peygamber için kullanılan bu ifadenin, rabbimiz ayarında kullanıldığını iddia etmek, hem iddianı ispatlayamayacağın için insanlar arasında, hem de aksini bilerek bunu iman eden birine haksızlıkla ithamda kullandığın için de rabbimiz katında suçlu duruma düşersin.

Ayıptır, yazıktır, günahtır... Dedikodu bile rabbimiz katında ne kadar kötü ise, iftirayı varın siz düşünün.

Burada, araplar yok ve arapçaya gerekte yok. Türkçe konuşan kimselere, türkçe anlatımlarda, türkçe anlamları olan kelimeler kullanılmasında sakınca olmadığını bil.

Rabbim her şeyi bilmekte, ona gizli yoktur. Bu nedenle, kasıtlı davranmayı bırak artık...

Beni yensen ne olur, sana yenilsem bana ne olurki... Bunun için hileye gerek yok, ben size yenilmiş olayım...

selamlar,
aorskaya
aorskaya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
dikkat, edilmesine, istismar, peygamberin


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:55 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
Hanifler - Kuran odaklı gerçek din islam