Kuran odaklı dindarlık  

Go Back   Kuran odaklı dindarlık > YARATILIŞ > Doğa olayları > Şimşek

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 12. April 2013, 01:38 AM   #1
merdem
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 1.606
Tesekkür: 667
707 Mesajina 1.297 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 13
merdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud of
Standart şimşek ve yıldırım

ŞİMŞEK VE YILDIRIM







Şimşek, sağanak yağmurda, atmosferdeki elektriğin boşalması esnasında oluşan parlak ışıktır. Peki bu parlak ışık ne zaman oluşur? Şimşek, atmosferin iki ayrı noktasında, yani bulut ve yer ya da iki bulut arasında oluşabileceği gibi, tek bulut içindeki elektrik geriliminin yüksek bir değere ulaştığı zaman da meydana gelebilmektedir.


Güneş ışıkları ile yeryüzünde ısınan hava, içinde buharlaşan suyu da taşıyarak yükselir. Bu yükselen hava yaklaşık 2-3 kilometreye ulaşınca havanın soğuk katmanlarıyla karşılaşır. Bulutların bu yükselişleri sırasında içlerinde oluşan buz kristalleri birbirlerine sürtünerek bir statik elektrik enerjisi açığa çıkarırlar. Bu elektrik enerjisi bulutların üst katmanlarında pozitif (+), alt katmanlarında ise negatif (-) yüklü olarak birikir. Bulutun içindeki yük havayı iyonize edecek güce ulaştığında şimşek oluşur.



Yıldırım en az iki çakma şeklinde gerçekleşir. İlk boşalmada, buluttan yere eksi yük (-) akar. Bu çok parlak bir çakma değildir. Ve genellikle ana kanaldan dışarı doğru saçılan birçok dal görülür. Bu ilk çakma yere yaklaştıkça, çarpacağı noktada oluşan zıt bir yük ve aynı kanalın içinde yerden buluta doğru artı yük taşıyan ikinci bir akım oluşturur. İki çakma genellikle yerden 50 m yükseklikte karşılaşır. Birleşme noktasında bulut ile yer arasında kısa devre oluşur ve bunun sonucunda kanalın içinden buluta doğru yönelen çok parlak yüksek bir elektrik akımı gerçekleşir. Bu elektrik akımında, bulut ile yer arasındaki potansiyel farkı birkaç milyon voltun üzerindedir.


Binlerce Santralden Daha Fazla Elektrik Üretimi

Tek bir şimşeğin yaydığı enerji dahi Amerika’daki tüm elektrik santrallerinin ürettiği enerjiden daha fazladır. Şimşeğin oluştuğu kanaldaki sıcaklık 10.000 oC kadardır. Demiri eriten yüksek fırınlarda oluşan sıcaklık 1050-1100 oC arasındadır. En küçük şimşeğin ürettiği sıcaklık ise bunun 10 katıdır. Bu kavurucu sıcaklık şimşeğin dünyada bulunan elementleri kolaylıkla kavurup yok edebilmesi demektir. Bir başka karşılaştırma yapmamız gerekirse, güneşin yüzeyindeki sıcaklık 700.000 oC kadardır. Yani, şimşeğin sıcaklığı, güneşin yüzeyindeki sıcaklığının 1/70’idir. Şimşeğin yaydığı ışık ise 10 milyon tane 100 wattlık ampülün yaydığı ışıktan daha fazla aydınlık verir. Örneklendirmek gerekirse; İstanbul’daki her evde bir ampul yansa, çakan tek bir şimşek etrafı bunlardan daha fazla aydınlatır. Allah, Kuran’da şimşeğin bu harika parıltısına şöyle dikkat çeker:

"... şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırıp götürüverecektir." (Nur Suresi, 43)

Oluşan yıldırım ise yere son derece hızlı düşer. Bir yıldırım, saatte 96.000 km hızla iner. İlk çakma birleşme noktasına ya da yüzeye 20 milisaniyede, dönüş çakması ise buluta 70 mikrosaniyede ulaşır. Şimşek toplam yarım saniye kadar sürer. Şimşek sırasında oluşan gök gürültüsünün nedeni ise, şimşek kanalının çevresindeki havanın bir anda ısınmasından kaynaklanır. Bunun sonucunda hava ses üstü hızla genleşir ama birkaç metre sonra şok dalgası normal bir ses dalgasına dönüşür. Ses dalgaları daha sonra ortamdaki hava ve yüzey şekillerince biçimlenir. Birbirini izleyen patlama ve çatırdamaların sebebi de budur.

Şimşeğin tüm özelliklerini göz önünde bulundurduğumuzda bu olayın mucizevi bir oluşumdan ibaret olduğu ortaya çıkmaktadır. Çünkü gözle görülemeyen (+) ve (–) yüklü parçacıkların arasından böylesine büyük bir gücün çıkması şimşeğin bilinçli olarak yaratıldığını göstermektedir. Ayrıca bu güçten bitkiler için faydalı olan azot moleküllerinin ortaya çıkması, şimşeğin belli bir hikmetle yaratıldığını da ispatlar.

Allah şimşeğe Kuran’da özel olarak dikkat çekmiştir. Kuran’daki surelerden biri olan Ra’d Suresi’nin anlamı "gök gürültüsü"dür. Allah, şimşek ile ilgili ayetlerde şimşeği bir korku ve umut olarak insanlara gösterdiğini bildirmiştir. Gerçekten de şimşeğin çakması yağmurların yağacağına işarettir ve yağmurlar ya ekinlere bereket olarak umut verecektir ya da sel, taşkın, toprak kayması gibi felakete sebep olarak insanları korkutacaktır. Allah, Rum Suresi’nde şöyle bildirmiştir:

"Size bir korku ve umut (unsuru) olarak şimşeği göstermesi ile gökten su indirmek suretiyle ölümünden sonra yeri onunla diriltmesi de, O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, aklını kullanabilecek bir kavim için gerçekten ayetler vardır." (Rum Suresi, 24)


Allah şimşeklerde bizler için birçok hikmetler var etmiştir. Şimdiye kadar belki birçok insanın hiç bu kadar detaylı düşünmediği, insana korku ve umut duyguları hissettiren gök gürlemesinin Allah korkusunun artmasına vesile olduğunu, Allah’ın dilemesi ile insanlara belli amaçlar için gönderildiğini düşünmeli ve şükretmeliyiz.



Şimşek ve Yıldırım Arasındaki Fark Nedir?

Bulutla yer arasındaki elektrik yükü farkı arttıkça aradaki havanın da delinmesi kolaylaşır ve belli bir değerden sonra havanın delinmesiyle oluşan iletken kanal boyunca buluttan toprağa veya topraktan buluta elektriksel boşalma başlar. Bulutla bulut arasında olan elektriksel boşalmaya şimşek ve bulutla toprak arasındaki elektriksel boşalmaya ise yıldırım denir.
merdem isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13. April 2013, 10:03 PM   #2
mustafabey
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2012
Mesajlar: 104
Tesekkür: 18
34 Mesajina 52 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 12
mustafabey has much to be proud ofmustafabey has much to be proud ofmustafabey has much to be proud ofmustafabey has much to be proud ofmustafabey has much to be proud ofmustafabey has much to be proud ofmustafabey has much to be proud ofmustafabey has much to be proud of
Standart

İnsan düşünürken beyninde fırtınalar kopar, elektriklenme, yanma hadiseleri meydana gelir. Zıt kutuplu düşüncelerin karşılaşmasında nöronların kesistiği sinapslarda elektrik atlamaları, elektrik iyon yüklenmesi, ısı, yanma ve gürültülü patlamalar meydana gelir.

İnsanın dış aleminde gerçekleşenlerin bir yansıması beyinde gerçekleşir. Bazen beyinde öyle şiddetli bir yıldırım oluşur, şimşekler çakar ki; tüm beyin hücreleri bu patlamanın sesiyle sarsılır, beyin salgıları artar, beyinde üretilen bu elektriklenme ile tüm sinirler uyarılır, bir uyanma bir aydınlanma meydana gelir, normalde insan zaten ayakta uyumaktadır.

Ola ki beynimizde bizi bir yıldırım çarparda belki bizi uyandırır, aydınlatır.
mustafabey isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13. April 2013, 11:17 PM   #3
merdem
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 1.606
Tesekkür: 667
707 Mesajina 1.297 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 13
merdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud ofmerdem has much to be proud of
Standart

Alıntı:
mustafabey Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İnsan düşünürken beyninde fırtınalar kopar, elektriklenme, yanma hadiseleri meydana gelir. Zıt kutuplu düşüncelerin karşılaşmasında nöronların kesistiği sinapslarda elektrik atlamaları, elektrik iyon yüklenmesi, ısı, yanma ve gürültülü patlamalar meydana gelir.

İnsanın dış aleminde gerçekleşenlerin bir yansıması beyinde gerçekleşir. Bazen beyinde öyle şiddetli bir yıldırım oluşur, şimşekler çakar ki; tüm beyin hücreleri bu patlamanın sesiyle sarsılır, beyin salgıları artar, beyinde üretilen bu elektriklenme ile tüm sinirler uyarılır, bir uyanma bir aydınlanma meydana gelir, normalde insan zaten ayakta uyumaktadır.

Ola ki beynimizde bizi bir yıldırım çarparda belki bizi uyandırır, aydınlatır.

O yildirimlar yalnis beyinlerde carpiyor olmali, Hitler, Rooswelt, Churchil, Mussolini vb. insanciklar cikiyor orta yere.

Bir de bilim adamlarinin beyinlerinde olusuyor yildirimlar, Einstein, Bell, Edison vb. kimi hayirli birseyler icat ediyor kimi tam sapitiyor. Silahlanmada kafa calistiranlar da pek hayir olmasa gerek.

Zamaninda Papalarin beyinlerinde olusan yildirimlar "HACLI Seferleri" gibi olumsuz sonuclar yaratmistir. Misyonerlik yoluyla tüm bati ülkelerinin zamaninda
oraya buraya saldirilirda bulunup o insanlarin ellerindeki tüm gelir kaynaklarini hep kendi cikarlarina yontmuslar hepsini sömürmüslerdir. Afrikalilari seker, pamuk, altin, diamant elde etmede esir olarak calistirmislardir.

Ingiltere denen köpegin yeryüzünde zarar vermedigi ülke kalmamistir. Hindistan'da, Cinde ( Afyon pazarligi ) vb. Isin en komigi Ispanyollar Inkalilarin köklerini kurutmus tonlarca altinlarini elllerinden almislardir, acaba ne oldu o altinlara da Ispanya kendisi bu gün köpek gibi acliktan sürünecek kadar düsmüstür. Belcika Kaucuk icin yine Afrika'nin canina okumustur. Aptal Portekizli deniz alaninda en ileri olan bir devlet iken bu gün acinacak hali vardir.

Bati denen belanin Amerikayi , Avusturalyayi,Güney Afrikayi ellerine gecirip tüm yerli ahalilerinin canlarina okuduklari yetmiyormus mu gibi, bir kanser misali Yahudileri 2. Dünya savasinin sonunda Araplarin orta yerine bir yerlestirmislerdir.

Yahudi ve taraflilari bangir bangir ifadelerde bulunuyorlar, neymis efendim zaten o topraklar Yahudilerin kutsal topraklariymis mis mis eskiden. Köpek herifler Amerika da sizin degildi, Güney Afrika da sizin degildi, Avusturalya da sizin degildi, Hong-Kong da sizin degildi, oranin kendi yerli halklari vardi, onlari yerlerinden edip, köleler edinip istediginiz kadarini öldürdünüz sanki yetmedimi, neden onlarin topraklari ve zenginlikleri oranin yerlilerine geri verilmiyorda, Yahudinin Israil topraklarinda durup dururken hakki oluyor? Sanki ellerindekiyle yetindi pis köpekler, halen Filistinlilere kan kusturuyorlar.

Yunan denen huysuzlara da 2. dübya savasinda bedavadan konduklari adaciklar(miz) yaramiyacaktir!

Hollanda bu günkü zenginligini ve dünya borsasini elinde tutmasini zamaninda Türkiye'den getirttikleri LALA soganina borcludurlar. Lale'yi altin fiatindan yüksek bir fiyatla piyasa sürmüslerdir. Bu gün Hollanda dünyanin en fazla ve en cesitli LALE yetistiricisidir. ( Türkiye acaba neden degerlendirememistir? )

Gelelim tekrardan yildirim carpmasina, o yildirimlar beynini kullanamayan, 73 firkaya ayrilan ve her birinin kendi firkasiyla övünen dangalaklarin beynine carpsin. Yüce Allah Celle ve Celaluhu gercek yildirimlar ile onlari helak etmeden evvel akillanip belki tevbe eder, Yaradan'in dogru yoluna yönelirler hic bir seyi, hic kimseyi Rabb'lerine sirk kosmadan.


Hizimi alamadim inanki Kardesim.

Selam ve dua ile.

Konu merdem tarafından (13. April 2013 Saat 11:20 PM ) değiştirilmiştir.
merdem isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15. April 2013, 09:37 AM   #4
mustafabey
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: Aug 2012
Mesajlar: 104
Tesekkür: 18
34 Mesajina 52 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 12
mustafabey has much to be proud ofmustafabey has much to be proud ofmustafabey has much to be proud ofmustafabey has much to be proud ofmustafabey has much to be proud ofmustafabey has much to be proud ofmustafabey has much to be proud ofmustafabey has much to be proud of
Standart

Alıntı:
merdem Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Gelelim tekrardan yildirim carpmasina, o yildirimlar beynini kullanamayan, 73 firkaya ayrilan ve her birinin kendi firkasiyla övünen dangalaklarin beynine carpsin. Yüce Allah Celle ve Celaluhu gercek yildirimlar ile onlari helak etmeden evvel akillanip belki tevbe eder, Yaradan'in dogru yoluna yönelirler hic bir seyi, hic kimseyi Rabb'lerine sirk kosmadan.[/b]

Hizimi alamadim inanki Kardesim.

Selam ve dua ile.

Selam Merdem Kardeşim;

Kelimeler zihnimize ulaştığında bir elektriklenme olur ve buna bir karşılık mana oluştururuz. Bu manalandırmayı şekillendiren yaşamda içinde bulunduğumuz ortam, toplum, geçmişimizdir. Bunlar bize, öğretilir, bu öğreti ne kadar detaylandırıldıysa o kadarını görürüz. Atalarımızın anlayışı bizi şekillendiren en önemli etkendir. Düşünürken geçmiş anlayışın bize empoze ettiklerinden sıyrılamıyoruz. Yani bizi saran bir perde var, bu anlayışlar bizi bağladığı(mühürlediği) için düşünemiyoruz. Düşündüğümüzü zannettiklerimizde başkalarının lafını, sözünü tekrarlamak veya bir kitapta anlatılanları sözlü tekrarlardır, buna Kuranda yazılanlarda dahildir. İşin özünü anlamadıktan sonra bu tekrarlar bizi bir düşünceye, akla ulaştırmaz.

İşin özüne inmeye çalışmak gereklidir. Bu süreçte bir yaşam boyu devam edecektir. Kuranda yazan kelimeleri tekrarlamak kolaydır, zor olan orda anlatılan kıssadan pay alabilmek, öğüdü yere düşürmemek, hayatımıza katmaktır.

Bu yıldırım çarpması da insanları uykudan uyandırır, ölü beyinleri diriltir.

Dünyada söz sahibi olabilmek için öncelikle İNSANı ortaya çıkarmak gereklidir. Her toplum kendi ektiğini biçer, Allah çalışanı, düşüneni destekler, yaşam kimsenin hakkını yemez. Bizim gibi toplumlarda geçmişten beri yaşama attığımız tohumlardan çıkanları yiyoruz. Geçmişin mirası bunlar, başka toplumları eleştirmek, onları kötülemek bize bir şey kazandırmaz, Allah kimseye zulmetmez, kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez. Bizim yüklendiklerimiz geçmişin mirası, Allah bize hak etmediğimiz halde beden vermiş, el vermiş, görelim diye göz vermiş, gördüklerimizi konuşalım diye ağız vermiş, konuştuklarımızı duyalımda dengeye gelelim diye kulak vermiştir. Dahası akletme ve düşünebilme yetisi vermiştir. Şimdi bu kadar lutuf var, hak etmeden kazanmışız bunları. Bahçemize bakmazsak, toprağımızı işlemezsek, suyunu vermezsek; ürün alabilir miyiz? Allah bu kadar nimet vermiş, Allah her şeyi de ölçüye göre yaratmış. Ne kadar mücadele edersek, yaşam bize o kadar hayat verir. Mücadele etmezsek, bahçe çoraklaşır, çöle dönüşür, zıkkıma talip oluruz.

İslam adı altında sahip olduğumuz tüm değerleri bize bırakılan mirası sorgulamalıyız. Atalardan gelen anlayışlarımızı teraziye çıkarmalıyız. Yoksa virüsleri temizlemeden, şuana kadar akıl zannettiklerimizin akıl olmadığını kavramadan, düşünmenin düşüncenin ne olup olmadığını anlamadan, nasıl çalıştırılacaklarını öğrenmeden, idrak etmeden, hayalin, duyguların ne olduklarını bilmeden, dünya gerçeklerini görmeden, kelam ve kelimeleri özünü anlamadan, değerleri ve insani meziyetleri ortaya çıkarıp yaşama sunmadan, toplum olarak kurtuluşa ermemiz mümkün değildir.

Aklın yolu birdir.
mustafabey isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
yıldırım, şimşek


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:03 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Hanifler - Kuran odaklı gerçek din islam