Tekil Mesaj gösterimi
Alt 29. December 2010, 03:14 PM   #8
Miralay
Uzman Üye
 
Üyelik tarihi: May 2010
Mesajlar: 568
Tesekkür: 4.080
276 Mesajina 633 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 18
Miralay has much to be proud ofMiralay has much to be proud ofMiralay has much to be proud ofMiralay has much to be proud ofMiralay has much to be proud ofMiralay has much to be proud ofMiralay has much to be proud ofMiralay has much to be proud of
Standart

Selam değerli fedakaradam kardeşim
Ben 25 yılımı nakşıbendi tarikatında geçirmiş ve tasavvuf adına yazılmış ne kadar kitap varsa okumuş birisi olarak size soruyorum;

Sanırım siz de bir tarikat ehlisiniz. Rabıtanın tarikatlerde uygulamaları aynen şöyle oluyor:

25 estağfirullah çekip,gözlerini kapatarak,şeyhini bir dağ gibi yüce düşünerek ondan gelecek nurun kalbine aktığını tahayyül edersin. En basitinden rabıta tanımı bu şekilde anlatırdık yeni intisab edenlere.
Başımız sıkıştığında "himmet,medet şeyhim" dememiz emrolunurdu. Hatmei Haceganlarda silsile övgülerle okunur,yüce zatların ruhaniyetlerinin (ölmüş ya da diri) aramıza katıldığına inandırılırdık. Yani onlara Allah'ü Zülcelal'in sıfatlarından ölümsüzlüğü ve her zaman heryerde hazır ve nazır olması sıfatlarını haşa! yakıştırırdık.
Yeryüzünde yağmurun yağmasını,depremlerin olmasını,hatta dünyanın dönmesini bile 40'lar meclisi denilen Ricalül Gaybın,kutupların,gavsların yaptığını; tövbe haşa! rabbimizin yardımcıları olduğuna inandırılırdık.

Bu madalyonun bir yönü...

Diğer yönüne bakalım inşaAllah;

Allah sizden razı olsun. "Hal böyle olunca, insanlar içinde Peygamber Efendimiz -sav-’in varisi olmuş alim ve salih olan ve Allah-u Zülcelal’in:
“...Ben onları severim, onlarda beni sever...” (Maide 54) iltifatına ulaşmış ve hayatlarının her anını insanlara faydalı olabilmek için harcayan, kalpleri ilahi nurla dolu olan salih kimseleri sevmenin, bu sayede Allah-u Zülcelal’in rızasına doğru gitmeye çalışmanın gerekli olduğu açık olarak anlaşılmaktadır. Çünkü onlar Allah’ı hatırlatır, Allah’ı sevdirir ve herkesi Allah’a sevk etmeye çalışırlar.

Bu da Allah-u Zülcelal’in bir vergisidir. Bunca alim ve salih kimselerin ısrarla söylediği, büyük menfaatleri olan bir şeyi, ancak ahirete meraklı olan kimselere nasip etmektedir."
buyurmuşsunuz.

Tabii ki Cenab-ı Allah'ın velileri vardır. Allah yolunda cehdü gayret eden herkes Allah'ın velileridir.
Lakin bu kişilerin kim olduğunu bizim bilmemiz olanaksızdır. Her önüne gelen,"ben Allah dostuyum" , veya müridleri şeyhi için "Allah dostudur" demeleri o kişinin Allah dostu olduğunu göstermez. Kimsenin alnında "BU ALLAH DOSTUDUR" yazmaz.
Tarikatlerde bir zatın Allah dostu olduğunu, İslamı güzel yaşaması ve yanında Allah'ın hatırlanması gösterge olarak belirtilir.
Ben sokakta kimi görürsem göreyim Allah aklıma gelir. İsterse bir sarhoş olsun veya bir ağaç,hayvan...
Kimse de İslamı güzel yaşadığını iddia edemez. Allah'ın kimden ve hangi hareketten razı olacağını da sadece O zülcelal bilebilir.

Vesselam
Miralay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Miralay Adli üyeye bu mesaji için Tesekkür Eden 2 Kisi:
dost1 (29. December 2010), snobyx (30. December 2010)